Yazar |
|
eyevisol
Kayıt: 16.10.2008 |
|
Îma içermeyen(!) bu soruyu bi tartışsak kanımca geleceğe dönük fayda sağlayabilir en azından daha az zarar görebileceğimiz bi ortama vesile olabiliriz.Objektif tartışabilmek için bir çıkış noktası vermiyorum,herkes çıkış noktasını ifade etmek zorunda olursa reel konular üzerine konuşabileceğimizi düşünüyorum.
TaYLaN
|
|
Yazar |
|
snowfall
Kayıt: 04.01.2009 |
|
Büyük değişiklikler olmak üzere. Bizi izlemeye devam edin.
|
|
Yazar |
|
extreme
Kahramanmaras
admin
Kayıt: 24.10.2006 |
|
eyevisol yazdi | Îma içermeyen(!) bu soruyu bi tartışsak kanımca geleceğe dönük fayda sağlayabilir en azından daha az zarar görebileceğimiz bi ortama vesile olabiliriz.Objektif tartışabilmek için bir çıkış noktası vermiyorum,herkes çıkış noktasını ifade etmek zorunda olursa reel konular üzerine konuşabileceğimizi düşünüyorum. |
Öğretim ve Araştırma Görevlisi sayısı değişmiyor, sınıf ve laboratuar sayısı artmıyor ama heryıl kontenjan artıyor. Bu durum eğitim kalitesini ciddi ölçüde düşürmeye başladı. Sınıfta yer bulamayan arkadaşların eğitim hakları ellerinden alınıyor. İkinci dönem başlar başlamaz temsilcilik üzerinden bir çalışma yapmayı düşünüyoruz. Umarım herkes destek olur ve bu sorunu kökten çözeriz.
The Man Who Loved Algorithm&Ubuntu.
www.burakamasyali.com
|
|
Yazar |
|
sbgt2008
Kayıt: 02.09.2010 |
|
Öğretim ve araştırma görevlisi noktasında belirli bir artış var. 2008'den bu yana 3 yeni öğretim görevlisi(araştırma görevlilerinden akademisyen olanları saymıyorum.) 3 yeni araştırma görevlisi alındı.
Bölüm bir değişim dönüşüm geçrimekte. Seneye müfredatta değişecekmiş. Değişim olmalıydı, olması güzel ve illaki bu bölümü biraz daha ileriye taşıyacak. Ama bence temsilcilk düzeyinde yapılamsı gereken çalışma, bu değişimin öğrenciler olmadan yapılmasını engellemek ve bu değişimin merkezine öğrenciyi koymaktır.
|
|
Yazar |
|
mstf
istanbul
Kayıt: 06.01.2012 |
|
valla ben bi yenilik göremiyorum.bolum hocalarıyla öğrencilerin yaptıgı bir proje yok.bunun için bir çaba,heves,teşvik de yok.hocalarda öğrencilerde bundan şikayetçi ama kimse birsey yapmıyor.zaten avcılar fakultesi uvey evlat muamelesi goruyor ustune bunlarda eklenınce her sene kotuye giden bir gidişat çıkıyor.
|
|
Yazar |
|
gh990
Türkiye
Kayıt: 12.12.2010 |
|
Laboratuar dersleri daha kaliteli olursa iyi bir çıkış yakalanabilir
|
|
Yazar |
|
hllgnc
afyon
Kayıt: 02.04.2007 |
|
Vizyon belirlenmemiş, öğrenci hedefsiz...
Öğretim görevlilerinden birşeyler beklemek yerine her öğrenci çalışma alanını belirleyip bu konuda basit çalışmalar yapabilir.
Sonuçta ilkokul çağı bitti...
Bunları ben söyleyeceğime keşke hocalarımızdan duysak.
|
|
Yazar |
|
gladyator
istanbul
Kayıt: 15.12.2011 |
|
bence bölümde öğrencilere yeteri kadar imkan verilmiyor.
sadece bir adet bilgisayar laboratuvarı var.Ayrıca akademisyenler yeteri kadar öğrencilerle ilgili değil.
Anadoluda bulunan çoğu üniversite bu konuda bizden daha iyi akademisyenlerin öğrencileri özellikle proje yarışmaları için teşviklendirmeleri gerekir.
|
|
Yazar |
|
burakkanmaz
Gaziantep
Kayıt: 02.10.2006 |
|
Elbette okulun teşvik vermesi, okulun yönlendirmesi öğrenciler için çok iyi olacaktır. Fakat şunu da unutmamak lazım, bazı tecrübeleri sadece yokluklar içerisinde edinebilirsiniz. Bu bölümde okuyupta çok güzel yerlere gelen, çok büyük başarılar elde eden bir sürü öğrenci var. Ve piyasa da bu öğrenciler, diğer imkanı olan öğrencilerden daha çok talep görüyor. Çünkü yoklukta birşeyleri tırnakla kazıyarak öğrenmek başarmak çok önemli bir yetenek.
"Bölüm nereye gidiyor?" sorusuna da cevap vermek istiyorum :) Nereye giderse gitsin, siz buradan 4 sene sonra ayrılıp kalan hayatınızda bölümden bağımsız yaşayacaksınız. Bu nedenle bölümün gittiği yere değil de, kendi hayatınızın gittiği yere bakmanız daha doğru olur. Bölümdeki hoca/lab/teknik imkanların eksikliği yerine, kendinizdeki c#/java/c++ ya da donanım/network eksikliklerinize bakıp onları nasıl doldurabiliriz diye düşünseniz daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Eğer ben kendimdeki herşeyi fulledim, artık bölümü adam etmek istiyorum diyorsanız ona birşey diyemem :) Ama önce "Sen nereye gidiyorsun?" diye sorarım size :)
Bir mezun olarak sizlere tavsiyem, bizim bölümün bu imkansızlık ve umursamazlığını fırsata çevirerek okulu diploma almak için okuyun ve kendinizi 4 yılda gece gündüz geliştirmeye çalışın. Çünkü 4 yıl içinde okul sizi zorlamadığı için muazzam bir vaktiniz oluyor.
Hayat boyunca birilerinin sizi kamçılaması, iteklemesi ve yönlendirmesi ile yaşarsanız, sıradan olursunuz. Yukarıdaki yorumları okuduğumda ve çevremden duyduklarımda hep aynı cümleleri görüyorum "birisinin yapması gerekir","hocanın böyle demesi gerekir","biri buna dur demeli","birisi yönlendirmeli", vb.. Bu "biri" neden siz olmuyorsunuz? Sonsuz bilgi içeren bir internet var elinizin altında, 4 yıl gibi uzunca da bir süreniz var. "Biri"sinden yönlendirme beklemeyin, oturun siz kendinizi yönlendirin ;)
Nacizane görüşlerim bunlardır bu konuyla ilgili :)
|
|
Yazar |
|
eyevisol
Kayıt: 16.10.2008 |
|
yönlendirme beklemek ile ilgili not düştüğün kısımda ki hakkını tartışmaya bile gerek yok lakin takdir edersin ki bu başka bir başlık.Soru yalın ve sabit bölüm nereye gidiyor? Sırf senin bahsettiğin durumlardan dolayı bölümün nereye gittiğini düşünmeyi bırakmak insanın doğasında ki bencilliği sonsuz yaşaması anlamına gelir ki kurumsal başarının akademik bilimler adına çok belirleyici olduğu su götürmez bir gerçektir.
Doğru idea yaklaşımının biliniyor olması bunun sabit olduğu anlamına gelmez çünkü Öğrenci tavrı kurumsal eksikliğin konuşulduğu bi platformda ancak fizibilite aşamasında düşünülmeli sorun açıklama kısmında bilgi karmaşasını önlemek için soruna odaklı fikirler bildirmeliyiz diye düşünüyorum ben.
TaYLaN
|
|
Yazar |
|
burakkanmaz
Gaziantep
Kayıt: 02.10.2006 |
|
Son cümleni tam anlayamadım :) ama anladığım kadarıyla ve ilk cümlendeki ifaden de haklısın. Elbette düşünmeyelim, sorgulamayalım demiyorum ben. Sadece karşında 3,5 yılını bu bölümü ve kulübü bir yerlere getirmek için çabalayan birisi olarak, 3,5 yılın sonunda bölümün gelişememesindeki bazı kronikleşen nedenleri (kişiler + üniversite yönetimi) gördüm ve bölümü öğrencilerin değil, öğrencilerin desteklemesiyle ve baskısıyla ancak hocaların yapabileceğini kavradım.
Bu nedenle, elbette düşünmeyelim demiyorum, fakat düşünüp hocalarımıza ilettikten sonra bunu uzatıp 4 yılınızı (okuyanlar için) harcamayın diyorum. Ben 3,5 yılımı harcadım, güzel şeyler gördüm :) Bunun için bölümle ilgili yakınmak yerine (yakınan bazı arkadaşlara diyorum, sana değil), yapabiliyorsanız elbette bölümü ilerletmeye çalışın ama varolan sistem sürekli ilerlemeyi reddeden bir yapıda olduğu için, oturun kendinizi geliştirin diyorum :)
|
|
Yazar |
|
treasure
Kayıt: 15.08.2011 |
|
Arkadaşlar selam,
Bölümümüzün sitesine uzun bir süredir girmiyordum böyle bir başlık görünce yorumlarımı yazmak istedim.
Son durumu bilmiyorum ama 5-6 yıl önce bölümüzdeki akademisyen kalitesi belli idi, derslerimize tayin edilen hocalar gelmiyordu (ama özel üni.'lere giderlerdi..). Asistanlar iyi niyetli olmalarına rağmen öğretim ve ilerlemede sorunlar yaşayabiliyorduk ve biz okuduğumuz süre içerisinde çok karamsardık...
Fakat iş hayatına girerken şunu farkettim. Burak arkadaşımında dediği gibi bu imkansızlıklar ve belirsizlikler o zamanlar çok farkında olmasakta bize kendi kendimize birşeyler yapmayı, birşeyin nasıl öğrenilmesi gerektiğini öğretmiş. Bunun faydasını işe yeni girdiğinizde ve bir süre sonra tecrübe kazanıp yeni mezunların adaptasyon sürecine baktığınızda anlayabiliyorsunuz.
Benim dönemimde mezun olan ve halen diyalog halinde olduğum arkadaşlarım iş dünyasında iyi yerdeler. Sizlerde eminim öyle olacaksınız.
Moralinizi bozup karamsarlığa düşmemenizi öneririm arkadaşlar, siz alabildiklerinizi almaya çalışın ve dilek/önerilerinizi ilgili yerlere hiç çekinmeden iletin.
Fakat bunun yanı sıra kendinizi geliştirin, mevcut olumsuzluklar sizi atalete düşürmesin. İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunları yazılım, sistem ve danışmanlık alanlarında aranan adaylardır, ilerde yolunuzun açık olacağını unutmayın :)
Sevgiler.
|
|
Yazar |
|
kereminfo
Moscow
Kayıt: 15.01.2006 |
|
özlemişim böyle akademik tartışmaları yaa... cümleler beni mestetti. hehe... mezun olun bakalım ondan sonra okulun kapısının önünden geçecekmisiniz acaba...
burakkanmazın dediğini keşke öğrenciyken bana biri deseydide benimde kafama dank etseydi de bende daha iyi kullansaydım şu zamanı...
offf off öğrencilik offf.... büyük eğitmen, düşünür, yazar, çizerler halim ve oğuzhanın şerefine...
[][][][][][][][][][][][][]
|
|
|
|
-
Del.icio.us
-
Digg
-
Facebook
-
Furl
-
Google
-
Blink
-
Simpy
-
Spurl
-
Y! MyWeb
|
|
| | | | | | | | | |