Konuyu görüntüle
IUCODERS FORUM > Genel > Edebiyat > Hayattan Ne Öğrendim?
Yazar
kottak


avatar
Los Angeles
Kayıt: 01.09.2008
25.09.2008-13:29 #51467
clairvoyant yazdi
 
.....

so sorry...





dont worry, im gone...
Yazar
tommyknocker


avatar
Istanbul
Kayıt: 09.02.2006
25.09.2008-20:11 #51468
laughing Ne İronik değil mi ...





Those were the days guys...
Yazar
safter


avatar

Kayıt: 18.04.2006
25.09.2008-21:51 #51469
Can baba diyorki;


yerin seni çektiği kadar ağırsın
kanatların çırpındığı kadar hafif..
kalbinin attığı kadar canlısın
gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
sevdiklerin kadar iyisin
nefret ettiklerin kadar kötü..
ne renk olursa olsun kaşın gözün
karşındakinin gördüğüdür rengin..
yaşadıklarını kar sayma:
yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
ne kadar yaşarsan yaşa,
sevdiğin kadardır ömrün..
gülebildiğin kadar mutlusun
üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
sakın bitti sanma her şeyi,
sevdiğin kadar sevileceksin.

güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
bir gün yalan söyleyeceksen eğer -
bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın

unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
işte budur hayat!
işte budur yaşamak
bunu hatırladığın kadar yaşarsın
bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
çiçek sulandığı kadar güzeldir
kuşlar ötebildiği kadar sevimli
bebek ağladığı kadar bebektir
ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,

sevdiğin kadar sevilirsin...







q
Yazar
tuuba


avatar
Bursa
Kayıt: 22.01.2007
31.10.2008-22:48 #52132
--------------------------------------------------------------------------------

İnsanlar gördüm kendilerine yabancı kendilerine garip kendilerine uzak. Hiç bitmeyecek bir yolun yolcusu gibiydiler. Ne dinlenebilecekleri bir mola yeri ve nede zaten varabilecekleri bir yer vardı. Ruhlarındaki kabullenmişlik çirkin yüzlerine yansımıştı. Birbirlerinin kopyası bu insanlar arasında bir yabancıydım ben. Beni aralarına hiç almadılar, zaten hiç girmek istemediğimi bilmediler ki. Tek kelime konuşmadım onlarla. Yine de onlarla aynı adımları atıyordum bilinçsizce. O hiç bitmeyecek sandığım yola çıkmıştım onlarla birlikte bir kere.

Koyu gri bir havanın hakim olduğu o yolda ne bir tek yıldız gördüm nede bir tek yağmur damlası düştü yola. Ne sıcak vardı ne soğuk. Kara, kirli bir toprağın üzerinde atıyorduk adımlarımızı. O uzanıp giden yolda ne bir yeşil, ne de mavi yoktu. Görünen sadece uzayıp giden sonsuz bir grilikti. Yol uzayıp gittikçe, binlerce kişi katılıyordu bize. Amaçsız kalabalığa katıldıkça katılıyordu insanlar.

Ses yoktu, gülüş yoktu, heyecan yoktu, sadece nefes almaya odaklanmış bir insan güruhu vardı. Bense içimde çoğalttığım sesimi, bir mutlu yüze sakladığım gülüşümü, bir sıcak yüreğe sakladığım sevgimi dışarı vurabilmek için çırpınıyordum. Ama hiç bir yüz, hiç bir ses bu cesareti vermiyordu bana. Bu bıktırıcı, bu tekdüze, bu amaçsız adımların atıldığı yolda bir başka seçenek olmalıydı. Hissediyordum, ben bu yola bu insan kalabalığına ait değildim. Aynı şeyleri hisseden benden başkaları da olmalıydı.

Sonra hiç varılmayacakmış kadar uzakta bir kuşun havalandığını gördüm. Bir umut yakalamıştım sonunda. Adımlarımı hızlandırdım. Sıyrıldım kalabalıktan. Koşmaya başladım. Kuşa yaklaştıkça gri hava dağılıyor, güneşin ısısını hissediyor, gökyüzünün maviliği çiçeklerin her rengini görüyordum. Ve en sonunda seni gördüm. Ordaydın. Küçücük ama yemyeşil bir çayırın ortasında, gelincikler içinde öylece oturuyordun. Senin az ötende hava kurşun gibi griyken. Senin başındaki gök masmaviydi. Ve sen gözlerini o maviliğe dikmiş uzaktan gelecek birini bekler gibiydin. Ben gördüklerim hissettiklerimin karşısında donmuş ve öylece kalakalmıştım. Yüzüme bakıp sadece "HOŞGELDİN" dedin. Ve o ses yeniden hayata döndürdü beni. İçimdeki bastırılmış gülümseme yansıdı yüzüme önce. Yüreğimin atışı hızlandı, tenim ısındı sonra. Az önce terk ettiğim o kalabalık yanımızdan geçip giderken biz senle el ele gülümsüyorduk onların şaşkınlığına.

Artık senle bir sevdanın iki ortağıydık. Şimdi içimde çoğalttığım sesimle haykırıyordum herkes duysun diye...

Hiç kimse sevdama senin kadar yakışmadı ve sevdam hiç kimseyi senin kadar yaşatmadı yüreğimde...






Yazar
futureless


avatar

Kayıt: 08.11.2008
08.11.2008-17:19 #52336
Çevremdeki insanların ne kadar sahte olduklarını ve aslında ne kadar yalnız olduğumu ve dünyanın ben yokken daha huzurlu bir yer olduğunu öğrendim...





anxiety disorder
there`s no cure for love that kills...

Yazar
akgulozkan


avatar
istanbul
Kayıt: 12.12.2006
08.11.2008-18:34 #52338
Şu ana kadar hiç aşık olmamış olduğumu biggrin ve şu anda aşık olduğumu biggrin d oh

clownclownclown

Bundan kime ne tabi orası başkabeat up

Bu arada şafak nie banlandı merak ediyorum.. Bilen özel mesaj atsın..





Yazar
orhan


avatar
istanbul
admin
Kayıt: 17.11.2005
08.11.2008-19:38 #52339
akgulozkan yazdi
 
Şu ana kadar hiç aşık olmamış olduğumu biggrin ve şu anda aşık olduğumu biggrin d oh

clownclownclown

Bundan kime ne tabi orası başkabeat up

Bu arada şafak nie banlandı merak ediyorum.. Bilen özel mesaj atsın..

kendisi istemiş. bende şimdi öğrendim :)





N/A
Yazar
stical


avatar
Antakya
Kayıt: 12.12.2007
08.11.2008-20:30 #52341
Hâlâ hiç bir şey bilmediğimi öğrendim.
Hayat bir yolculuksa eğer bunun daha en başında olduğumu öğrendim..





never say die!!





Yazar
tuuba


avatar
Bursa
Kayıt: 22.01.2007
01.03.2009-05:02 #57564
ÖYLE BİR HAYAT YAŞIYORUM Kİ

Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Bazılar seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime,
Sonra dedimki 'söz ver kendine'
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
Öyle bir hayat yaşadım ki,
Son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymişki zaman,
Hep acele etmem bundan, anladım...



NIETZSCHE






Yazar
ogencay


avatar
Istanbul
banlandı
Kayıt: 02.03.2006
01.03.2009-05:22 #57565
tuuba yazdi
 
...Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım...



İnsiyatif kullanarak doğaçlama yaşamaya başlamak bu yüzden var sanırım... Ve bi kere başladığın zaman öyle tutarlı doğaçlamalar yapmalısın ki diğer oyuncuların arasında sırıtmayasın... Ayrıca üstat'ın da dediği gibi

"İnsanoğlu hayatta o kadar acı çeker ki, canlılar arasında yalnız o, gülmeyi icat etmek zorunda kalmıştır..."





There`s No Place Like 127.0.0.1

Yazar
cozys


avatar
Mars
Kayıt: 09.04.2006
01.03.2009-16:54 #57567
İnsanı sadece çok sevdiklerinin gerçekten kırabileceğini,
Kırıldığın zaman bütün suçun karşındakinde olmadığını, aslında kendimin de kırılmaya müsaade ettiğimi,
Güven yıkıldığında sevginin eksik kaldığını,
Gerçek sevginin, ölümü bile mesafe kabul etmediğini,
Aşkla sevmenin herkese aynı anlamı ifade etmediğini, beklentisiz ve karşılıksız fedakarlık olduğunu,
Bir annenin evladına duyduğu aşkın yüceliğini, sınırsızlığını,
Gülü sevenin dikenine seve seve katlandığını,
Ufacık bir kuşun insanın kalbine ne denli büyük bir sevgi doldurabileceğini,
Her canlı ölümü tadacaktır sözünün teselli etmekten çok, sinir bozmaya yaradığını,
Dış görünüşün ne kadar yanıltıcı olabileceğini,
Kırılan vazonun yapıştırıldığında izlerinin yok sayılamadığını,
Gemileri yakmadan önce çok çok düşünmek gerektiğini, hiçbir şeyin tamamen eskisi gibi olamadığını,
Hayatı aşırı ciddiye alırsam mutsuz olacağımı, bazen çocuk gözüyle hayata bakabilmem gerektiğini,
Deliliğin göreceli olduğunu, ama hayatın sinir bozucu gerçeklerine karşı iyi bir paravan olduğunu,
Sakat birinin asla kendisine acınmasını istemediğini, kendisine acındığında kalbinin sızladığını, tek istediğinin herkes gibi sevilmek olduğunu,
Kelimelerin, sesin ve uslübun gücünü,
İnsanın bazen kendine bile yalan söylemesi gerektiğini, ve zamanla insanın kendi yalanına inandığını,
Bir işi gözünde büyütürsen asla başaramayacağını,
Bazen kayıp olarak gördüklerimizin aslında kazanç olabileceğini,
Uçurumun kenarında bile olsan, kendine güvenmen gerektiğini,
Öğrenmenin sınırı olmadığını,
ve bazen bilmemenin daha iyi olduğunu,
...
...
...
öğrendim.







1 2 3 4 5
Del.icio.us
Digg
Facebook
Furl
Google
Blink
Simpy
Spurl
Y! MyWeb