Konuyu görüntüle
IUCODERS FORUM > Duyurular > Okul ile ilgili > "Signal Processing Katliamı"
Yazar
extreme


avatar
Kahramanmaras
admin
Kayıt: 24.10.2006
24.06.2011-08:06 #75084
Elinizde onlarca yaptırım hakkı varken olmayacak şeylerden bahsediyorsunuz. 100 alan kağıdın sahibinin haklarına tecavüz edemezsiniz. Hem hukuksal haklarınız var hemde kalabalığın gücüne sahipsiniz. 100 kişi itiraz dilekçesi verse hiç birşey değişmezmi sanıyorsunuz? Yada 100 kişi bu iş çözülene kadar bölüm başkanının mail account'ını binlerce mail atsa. Elinizde olsa bunları bile anonim yapacağınızdan eminim.

Bu bölümde neredeyse hiç bir öğretim görevlisi kendisini ulaşılmaz görmüyor. Kim olursa olsun gidip derdinizi anlatabiliyorsunuz yada ona yönelik olumlu eleştirilerinizi söyleyebiliyorsunuz. Ben öğrenci temsilcisiyken aklınıza gelmeyecek (kişilik özellikleri, ders anlatamama vb.) konuları öğretim görevlilerinin yüzüne söylerdim. Burda yazdıklarınızı yüzüne söylerseniz hiç bir sorun yok. Mezun olamam diye korkmayın. Ama toplum içinde rencide etmek için kullanırsanız haksızsınız.





The Man Who Loved Algorithm&Ubuntu.
www.burakamasyali.com





Yazar
akgulozkan


avatar
istanbul
Kayıt: 12.12.2006
24.06.2011-09:38 #75085
öğrenci olduğum ve coders'a üye olduğumdan beri bu tür sorunlar hep dile getirilmiştir. Kimisi az kişinin geçtiğinden yakınır, kimisi hocanın ders anlatmadığından yakınır. Yakınma, ağlama, sızlanma.. Öğrenci klasiği yani. Öğrenciliğin her döneminde bu tarz olayların yaşanmışlığı vardır. Ben elektronik mezunuyum, meşhur Sungur hocamız vardı bizim. 190 kişi sınava girmiş-ki bu sınava girenlerin çoğunun ikinci üçüncü alışları- 188 kişi FF 2 kişi AA. Böyle bir dağılım olur mu ? Valla oldu.. 188 FF 2 kişi AA, kimsenin gıkı çıkmadı. Çünkü hoca layıkıyla ders anlatır, gerektiği(nden fazla) kadar detaya inerdi. O dersin faydasını şimdi anlıyorum. Analiz yeteneğimizi ve teorik bakış açımızı önemli düzeyde artıran bir dersti. Yani şimdi bu dersin bana ne faydası var demeyin, nasıl bir görüntü birbirinden bağımsız piksellerden oluşuyorsa aldığınız o signal processing dersi de o piksellerden biridir. Vizyon, bakış açısı, vs. En önemlisi mühendislik temeliniz bu derslerle olur. Her neyse, dersin önemini bir kenara bırakırsak, benim yıllardır gördüğüm İ.Ü bilgisayar müh. bölümü öğrencileri elektronik derslerinde genelde zorlanıyorar. Bunun en önemli nedeni (kişisel kanaatim) öğrencilerin bölümden beklentileri ile bölümün profili arasındaki fark. Öğrenciler daha çok Türkiye koşullarında iş bulmaya yönelik ders beklentileri içerisinde iken. Bölüm daha akademik ve daha teorik açıdan yaklaşıyor (ki bence bu yaklaşım önemli). Beklentiler farklı olduğundan dolayı bazı derslerde böyle sorunlar ortaya çıkabiliyor. Ek olarak şunu unutmamak lazım bize eğitim hayatında en çok katkısı olan dersler bizi zorlayan derslerdir. Ben kolay geçtiğim hiçbir dersi hatırlamam. Ama zorlandığım dersi hatırlarım. 1-2 yılda mezun olup işsizler ordusuna katılmaya heves edeceğinize oturun, çalışın, iyi olmaya heves edin. Birisi çıkıp yine SAP danışmanlığı, cart curt gibi konulardan bahsetmesin. Bu tarz şeylerin akademik eğitim ile uzaktan yakından alakası yok. Kişisel tercihinizle aldığınız eğitimden bağımsız birçok şeyi yapabilirsiniz. Fakat aldığınız eğitimin Bilgisayar Müh. eğitimi olduğunu unutmayın.

Sonuç olarak 140 kişiden 25 kişinin geçtiği bir ders ortada iken hem öğrenci, hem okul, hem hoca, hem yönetim oturup düşünmelidir. Ben 4 sene aldığım İ.Ü bilgisayar ve elektronik eğitimimden şunu gördüm, gerçekten adam gibi çalışıldığında geçilmeyecek ders yok. Kaldığım dersler de oldu, ama kusuru kendimde aradım ve çözümü kendim ürettim. Mesele şudur ki, eğitim hayatında zorlu olan bir barajdan atlamak zor diye barajı indirirseniz gerçek hayatta daha çok zorlanırsınız. Çünkü kimse sizin için barajı indirmez.

Aranızda çalışmasına rağmen kalan kişiler olabilir, ama yeterli çalışmamıştır. Yeterli çalışmayan ile hiç çalışmayan arasında bir fark yok mu diye soranlar için, var elbette, yeterli çalışmayan bir dahaki seneye senden daha fazla çalışmak zorunda kalacaktır. Öğrendiklerinin elde ettiklerinin ya da çalışmalarının karşılığını mutlaka derslerde ve hayatta alacaksındır. Ben ruhsal olarak sorunu olmayan hiçbir hocanın öğrencinin kalmasından zevk aldığını düşünmüyorum. Hep daha iyi olmasını istemiştir. Tabi bunu yaparken de belirli bir denge oturtmuş olması da kaçınılmazdır.

Kafamın karışıklığından olacak ki konuyu hep dağıtarak anlatıyorum. 4 sene boyunca aldığım onca dersten gerçekten küçük bir azimle geçtiğimi anladım. Çünkü bugün bilim dünyasına yön veren büyük okullarda durum burdakinden çok farklı. Bilmek çalışmak zaman harcamak bir anlam ifade etmiyor. Çünkü bunları herkes yapıyor, farklı olan şey iyi yapmak. Yani İ.Ü de yapmak ile yapmamak söz konusu ve bunlar geçmek ve kalmak biçiminde düşünülüyor. DÜnyada isim salmış iyi okullarda ise, geçmek sadece yapmakla kazanılmıyor. Yapacaksın fakat iyi yapacaksın. At mıyız biz ne yarışıyoruz diyorsanız bu konuda haklısınız, ama dünya da iyi şeyler böyle çıkıyor. 4 sene boyunca sadece sınavlara çalışarak okulu bitirebilen birçok öğrenci varken "signal processing" dersinden kaldım, 1 senem gitti vah, vah diye üzülmek, kusura bakmayın ama "sadece diplama için okula gelen öğrenciler" in söyleyebileceği birşey. Eğer sen dersi layıkıyla verseydin 1 senen gitmeyecekti. Ben kendi bölümüm için söylüyorum, gerçekten 15 sene de gelse diploma alamayacak öğrenciler vardı. Bu anlayışı bu yaklaşımı geleneksel olarak (İ.Ü müh fak. yerleşmiş) yıkmadan bu tür sorunlar devam edecektir.

Tekrar söylemekte fayda var, 140'a 25, 190'a 2 gibi rakamların döndüğü yerlerde ciddi sorunlar vardır. Hem öğrencide hem hocada hem bölümde hem okulda. Eğer o dersin dışında dğer dersler de de öğrenci sıkıntı yaşasaydı belki böyle rakamlar görülmeyecekti. Dersler arasındaki göreli kalite farkı (ki bu konu gerçekten doğru) nedeniyle böyle sorunlar ortaya çıkıyor. Ben yarım saat çalışmayla geçtiğim dersleri bilirim. Hemde "Signals and Systems" diye bir dersti, sebebi şu, hoca geçen sene sorduğu soruların aynısını sormuş, sadece rakamlar ve sorma biçimi farklı. Şimdi böyle dersler varken, diğer zor dersler için öğrenciler de yakınır, notlar da böyle saçma sapan dağılım gösterir. Hoca da hoşnut olmaz, böyle sorunlar da yaşanır. Demem o ki bu durumun sorumlusu tek bir ders, tek bir kişi, tek bir öğrenci değildir. Sistemin kendisi sorumludur. En nihayetinde mezun olacaksınız.. Dert etmeyin.. Çalışın, uğraşın, geçin.. Sanmayın bir işime yaramayacak. Hayatınızı oluşturan maketin bir lego parçasını da bu dersler alıcaksınız.

Kimseye garezim yok, kimseyi tanımam etmem.. Farklı bi bakış açısı sunabildiysem ne mutlu. hugs





Yazar
silvergoldd


avatar

Kayıt: 23.06.2011
24.06.2011-09:46 #75087
anonim takılanların -ben dahil- büt. lerden sonra gerekli yerlere itiraz edeceğine inanıyorum. buradaki amacım da zaten bunu sistematik bir şekilde birbirimize danışarak yapmakdır. Eğer hocalarımız kendini haklı bulursa dahi olmasını istediğim şudur. Madem Circuit, Mimari, Lojik, Signal gibi dersler önemli ve zor geçiliyor. Diğer derslerimizin de bunlarla aynı zorlukta olmasını istiyorum. Mesela Algoritma analizine de böyle günlerce çalışıp kalmak istiyorum. İçime işleyene kadar öğrenmek istiyıorum. İş hayatında bir problemle karşılaştığım zaman bunun en optimum çözümünü bulmak istiyorum. Web programlama dan hocamız bizim suyumuzu çıkarsın, yine günlerce çalışıp da geçemeyelim, ama olsun bir çok şey öğrenmiş oluruz. Mesela nesneye yönelik programlama dan da 140 kişiden 4 ü geçsin.Günlerce java çalışalım, suyunu çıkarana kadar. Okul uzasın ama bir java uzmanı olarak çıkalım.

Kısacası bölüm başkanımız elektronikçi, doç. larımız elektronikçi diye bölümden Elektronikçi olarak çıkmak istemiyorum. Yazılımcı olarak çıkmak istiyorum. Kendimi bu konuda uzman hissederek çıkmak istiyorum. Piyasa ortada, piyasanın beklentileri ortada. Umarım haber sitelerine girip gündemi takip eden hocalarımız, biraz da öğrenciler ne yapıyor ne ediyor diye merak edip de buraya girerek fikirlerimizi dikkate alacak hassasiyeti gösterir.






Yazar
shadoww


avatar
Metropol
Kayıt: 18.04.2008
24.06.2011-09:58 #75091
Hocam bizde zamanında bi hocaya kızdık bu ne ya dedik toplanacağız şikayet edeceğiz dedik sınavdan sonra şurda buluşalım dedik 2 kişi ancak geldi.Burda atıp tutması öyle kolayki iş icraate dökülmek istendiği zaman millet ortadan kayboluyor.Hocanın kendini düzeltmesi mesele değilki sistem akgülün dediği gibi komple baştan yanlış.Bi şekilde ders geçilir ama bu tür şeyler sürekli kendisini tekrarlar.





Ölüm sadece bir baslangictir. Sen ebediyete ne götürüyorsun ona bak...


Yazar
silvergoldd


avatar

Kayıt: 23.06.2011
24.06.2011-10:19 #75092
shadoww yazdi
 
Hocam bizde zamanında bi hocaya kızdık bu ne ya dedik toplanacağız şikayet edeceğiz dedik sınavdan sonra şurda buluşalım dedik 2 kişi ancak geldi.Burda atıp tutması öyle kolayki iş icraate dökülmek istendiği zaman millet ortadan kayboluyor.Hocanın kendini düzeltmesi mesele değilki sistem akgülün dediği gibi komple baştan yanlış.Bi şekilde ders geçilir ama bu tür şeyler sürekli kendisini tekrarlar.


olmuyor demeyin bu sefer olacak.
herkes kaçıyor dediğin doğru, büyük oranda korkudan kaynaklandığını düşünüyorum. eleştiriyi bir hakaret olarak algılayıp, sinirlenerek ilgili öğrenciyi kasıtlı olarak bırakırsa da buna şaşmam. herneyse..

yapabileceklerimize gelelim.
benim önerim tamam bazı derslerimiz kolay geçilir bazıları zor geçilir durumda. bunda hemfikiriz. şöyle bir öneriyle gitmek istiyorum. az önce saydığım elektronik derslerimiz yerine piyasaya daha yakın olan yazılım derslerimiz zor olsun. Değiş tokuş yapalım. eğer bunu bölüm temsilcisi dillendirme konusunda önayak olmazsa şahsi olarak giden gider konuşur yetkililerle. Ha yine herkes kaçtı gitmedi. O zaman birer adet blog açarak İÜ Bilg. Müh. Bölümünün yanlış gidişatını anlatalım. 200 tane blog sitesi olsun. Belki birilerinin dikkatini çeker de hızlı bir şekilde sorunlar çözüme kavuşur.





Yazar
naranja


avatar
Kraliyet Ailesinden
Kayıt: 18.10.2007
24.06.2011-19:09 #75100
merak etmeyin arkadaşlar, signal finalleri hep böyle oluyor, bütünlemede bunun yarısını yapsanız geçersiniz.





Kaybolur hayatIn tarifsiz ahengi;
Zaman bir tablodur düser duvarlardan.






Yazar
asdfghjkl


avatar

Kayıt: 25.01.2011
25.06.2011-00:37 #75110
akgulozkan yazdi
 
öğrenci olduğum ve coders'a üye olduğumdan beri bu tür sorunlar hep dile getirilmiştir. Kimisi az kişinin geçtiğinden yakınır, kimisi hocanın ders anlatmadığından yakınır. Yakınma, ağlama, sızlanma.. Öğrenci klasiği yani. Öğrenciliğin her döneminde bu tarz olayların yaşanmışlığı vardır. Ben elektronik mezunuyum, meşhur Sungur hocamız vardı bizim. 190 kişi sınava girmiş-ki bu sınava girenlerin çoğunun ikinci üçüncü alışları- 188 kişi FF 2 kişi AA. Böyle bir dağılım olur mu ? Valla oldu.. 188 FF 2 kişi AA, kimsenin gıkı çıkmadı. Çünkü hoca layıkıyla ders anlatır, gerektiği(nden fazla) kadar detaya inerdi. O dersin faydasını şimdi anlıyorum. Analiz yeteneğimizi ve teorik bakış açımızı önemli düzeyde artıran bir dersti. Yani şimdi bu dersin bana ne faydası var demeyin, nasıl bir görüntü birbirinden bağımsız piksellerden oluşuyorsa aldığınız o signal processing dersi de o piksellerden biridir. Vizyon, bakış açısı, vs. En önemlisi mühendislik temeliniz bu derslerle olur. Her neyse, dersin önemini bir kenara bırakırsak, benim yıllardır gördüğüm İ.Ü bilgisayar müh. bölümü öğrencileri elektronik derslerinde genelde zorlanıyorar. Bunun en önemli nedeni (kişisel kanaatim) öğrencilerin bölümden beklentileri ile bölümün profili arasındaki fark. Öğrenciler daha çok Türkiye koşullarında iş bulmaya yönelik ders beklentileri içerisinde iken. Bölüm daha akademik ve daha teorik açıdan yaklaşıyor (ki bence bu yaklaşım önemli). Beklentiler farklı olduğundan dolayı bazı derslerde böyle sorunlar ortaya çıkabiliyor. Ek olarak şunu unutmamak lazım bize eğitim hayatında en çok katkısı olan dersler bizi zorlayan derslerdir. Ben kolay geçtiğim hiçbir dersi hatırlamam. Ama zorlandığım dersi hatırlarım. 1-2 yılda mezun olup işsizler ordusuna katılmaya heves edeceğinize oturun, çalışın, iyi olmaya heves edin. Birisi çıkıp yine SAP danışmanlığı, cart curt gibi konulardan bahsetmesin. Bu tarz şeylerin akademik eğitim ile uzaktan yakından alakası yok. Kişisel tercihinizle aldığınız eğitimden bağımsız birçok şeyi yapabilirsiniz. Fakat aldığınız eğitimin Bilgisayar Müh. eğitimi olduğunu unutmayın.

Sonuç olarak 140 kişiden 25 kişinin geçtiği bir ders ortada iken hem öğrenci, hem okul, hem hoca, hem yönetim oturup düşünmelidir. Ben 4 sene aldığım İ.Ü bilgisayar ve elektronik eğitimimden şunu gördüm, gerçekten adam gibi çalışıldığında geçilmeyecek ders yok. Kaldığım dersler de oldu, ama kusuru kendimde aradım ve çözümü kendim ürettim. Mesele şudur ki, eğitim hayatında zorlu olan bir barajdan atlamak zor diye barajı indirirseniz gerçek hayatta daha çok zorlanırsınız. Çünkü kimse sizin için barajı indirmez.



kardesim belli pixelle takılırsan üstten baska ne imageler gecerde haberin olmaz. "ben signal processing bilirim" diyen biri mi daha faydalıdır yoksa "he signal processing diye bişey var kitapta formuller falan yazıyor iste , signalde noise olusunca kitabın son chapterinde nasıl onu bulacağımız yazıyor lazım olursa kullanırız" diyen biri mi.

acaba dersi geçen kaç kişi

Ders İçeriği olan

Introduction to Signals & Systems
Time-Domain Representation of LTI Signals
Fourier Series and Transforms
Laplace Transform
z-Transform
Introduction to Filters

konularını tam anlamıyla biliyor? bu işlemleri çok iyi yapan biri mühendis mi oluyor?
o zaman bu işleri yapan toollari toplayıp , kendisine verilen problemi analiz ederek anlayabilen ve bu toollarla en iyi şekilde çözebilen bir bilgisayar programı yapılsaydı bu program heralde bütün i.ü bilgisayar bölümü mühendislerin daha iyi mühendis olurdu.

acaba tane yuvarlanabilen seyden kağnıyı yapan adam mı yoksa "hacı a marka motor kullanınca arabanın beygiri 5kW artıyo " diyen biri mi daha iyi mühendistir?

bence üniversitenin amacı belli bir alanda ögrencilere diger kisilerden farklı bir bakıs acısı sunmaktır.yoksa 30 40 sayfalık ders notu üzerinde haftalarca çalışıp ezberletmesini sağlamak değildir.


akgulozkan yazdi
 


Aranızda çalışmasına rağmen kalan kişiler olabilir, ama yeterli çalışmamıştır. Yeterli çalışmayan ile hiç çalışmayan arasında bir fark yok mu diye soranlar için, var elbette, yeterli çalışmayan bir dahaki seneye senden daha fazla çalışmak zorunda kalacaktır. Öğrendiklerinin elde ettiklerinin ya da çalışmalarının karşılığını mutlaka derslerde ve hayatta alacaksındır.


kardesim karsılık alacağının garantisini kim veriyor?
kardeşim sence halde çalışan hamalın , kendisine para ödeyen ve isi sadece birisinden mal alıp baska birine satmak için telefon görüşmesi yapan kişiden kat kat fazla para kazanması gerekmez miydi?

bizim mahallede ne kamu yönetimini , matematik bölümünü iyi dereceyle bitiripte LCW de reyon görevlisi olanlar var.

akgulozkan yazdi
 


Ben ruhsal olarak sorunu olmayan hiçbir hocanın öğrencinin kalmasından zevk aldığını düşünmüyorum. Hep daha iyi olmasını istemiştir. Tabi bunu yaparken de belirli bir denge oturtmuş olması da kaçınılmazdır.

Kafamın karışıklığından olacak ki konuyu hep dağıtarak anlatıyorum. 4 sene boyunca aldığım onca dersten gerçekten küçük bir azimle geçtiğimi anladım. Çünkü bugün bilim dünyasına yön veren büyük okullarda durum burdakinden çok farklı. Bilmek çalışmak zaman harcamak bir anlam ifade etmiyor. Çünkü bunları herkes yapıyor, farklı olan şey iyi yapmak. Yani İ.Ü de yapmak ile yapmamak söz konusu ve bunlar geçmek ve kalmak biçiminde düşünülüyor. DÜnyada isim salmış iyi okullarda ise, geçmek sadece yapmakla kazanılmıyor. Yapacaksın fakat iyi yapacaksın. At mıyız biz ne yarışıyoruz diyorsanız bu konuda haklısınız, ama dünya da iyi şeyler böyle çıkıyor. 4 sene boyunca sadece sınavlara çalışarak okulu bitirebilen birçok öğrenci varken "signal processing" dersinden kaldım, 1 senem gitti vah, vah diye üzülmek, kusura bakmayın ama "sadece diplama için okula gelen öğrenciler" in söyleyebileceği birşey. Eğer sen dersi layıkıyla verseydin 1 senen gitmeyecekti. Ben kendi bölümüm için söylüyorum,

gerçekten 15 sene de gelse diploma alamayacak öğrenciler vardı. Bu anlayışı bu yaklaşımı geleneksel olarak (İ.Ü müh fak. yerleşmiş) yıkmadan bu tür sorunlar devam edecektir.



http://www.msb.gov.tr/ayim/Ayim_makale_detay.asp?IDNO=25

kardesim ister 15 ister 3 sene ister 5 senede biterecek de olsa o kisi kazanmıs gelmiş. üniversitenin amacı o kişiyi seviyesi ne olursa olsun bilgisayar mühendisi yapmaktır.nasıl ki yüzme kursuna gidene yüzme ,dans kursuna gidene dans, sürücü kursuna gidene araba sürmenin öğretilmesi gibi.

nasıl ki her yüzme kursuna giden yüzme rekortmeni olmuyosa da denize girince boğulmuyor , üniversite bitiren herkesinde prof olması gerekmez.







"Bilimsiz din kör, dinsiz bilim ise topaldir." ALBERT EINSTEIN

http://www.diyanet.gov.tr/kuran/ayet.asp?Kuran_id=78&Ayet_No=31%2C32%2C33%2C34&I3.x=12&I3.y=6

ironi man
Yazar
asdfghjkl


avatar

Kayıt: 25.01.2011
25.06.2011-00:39 #75111
deadfree yazdi
 
burda atar yapan canım gençler. bu delikanlı hallerinizi, bu devrimci ruhunuzu istirham ederim anonim olarak yapmayınız, adam gibi adınızı soyadınızı belirtin, yoksa burada "haklı olarak" gösterdiğiniz tepkinin hocanın karşısında söneceğine, yalvarmayla karışık bambaşka bir hal alacağına inanırım.


http://www.iucoders.com/agreement.txt
http://www.youtube.com/watch?v=ov4e5o6-af4







"Bilimsiz din kör, dinsiz bilim ise topaldir." ALBERT EINSTEIN

http://www.diyanet.gov.tr/kuran/ayet.asp?Kuran_id=78&Ayet_No=31%2C32%2C33%2C34&I3.x=12&I3.y=6

ironi man
Yazar
oruccim


avatar

Kayıt: 19.10.2009
26.06.2011-10:17 #75122
arkadaslar biraz gercekci olalım derim. birbirimizi gaza getirip yakmayalım cunku hatırlıyorusunuz gecen dönem veri yapılarında olanları basımıza öyle bi iş açmak istemeyiz bence...





Yazar
orhan


avatar
istanbul
admin
Kayıt: 17.11.2005
26.06.2011-12:53 #75123
asdfghjkl yazdi
 
deadfree yazdi
 
burda atar yapan canım gençler. bu delikanlı hallerinizi, bu devrimci ruhunuzu istirham ederim anonim olarak yapmayınız, adam gibi adınızı soyadınızı belirtin, yoksa burada "haklı olarak" gösterdiğiniz tepkinin hocanın karşısında söneceğine, yalvarmayla karışık bambaşka bir hal alacağına inanırım.


http://www.iucoders.com/agreement.txt
http://www.youtube.com/watch?v=ov4e5o6-af4



Arkadaslar bundan sonra bazı konularda bu dahil. Profil bilgisi yanlıs olan kişilerin mesajlarını özenle temizleyeceğim.
Bakınız güncellenmiş.
http://www.iucoders.com/agreement.txt

Bu konu ile alakalı bana PM ile ulaşabilirsiniz. Konuyu dağıtmamak açısından bu başlık altında agreement teki değişikliği tartışmayalım.


Yorumlar için şuraya http://www.iucoders.com/frm_show_topic.jsp?tid=8572






N/A
Yazar
theoriginal


avatar
Aslinda Ben youm
Kayıt: 20.06.2009
26.06.2011-21:50 #75139
extreme yazdi
 
Elinizde onlarca yaptırım hakkı varken olmayacak şeylerden bahsediyorsunuz. 100 alan kağıdın sahibinin haklarına tecavüz edemezsiniz. Hem hukuksal haklarınız var hemde kalabalığın gücüne sahipsiniz. 100 kişi itiraz dilekçesi verse hiç birşey değişmezmi sanıyorsunuz? Yada 100 kişi bu iş çözülene kadar bölüm başkanının mail account'ını binlerce mail atsa. Elinizde olsa bunları bile anonim yapacağınızdan eminim.

Bu bölümde neredeyse hiç bir öğretim görevlisi kendisini ulaşılmaz görmüyor. Kim olursa olsun gidip derdinizi anlatabiliyorsunuz yada ona yönelik olumlu eleştirilerinizi söyleyebiliyorsunuz. Ben öğrenci temsilcisiyken aklınıza gelmeyecek (kişilik özellikleri, ders anlatamama vb.) konuları öğretim görevlilerinin yüzüne söylerdim. Burda yazdıklarınızı yüzüne söylerseniz hiç bir sorun yok. Mezun olamam diye korkmayın. Ama toplum içinde rencide etmek için kullanırsanız haksızsınız.


2007-2008 eğitim öğretim yılı, ders Bmg 2, hocamız Halim Zaim, 80 beklerken 30 almışım. 45 kişi itiraz dilekçesi vermiş. Yıl 2008-2009 dersi M.Dağtekin aldı, o zaman geçebildim. Bazen hocalar verdikleri derslerden sıkılıyor olmalıki bu tarz standartsız uygulamalara başvuruyor.





Yazar
akgulozkan


avatar
istanbul
Kayıt: 12.12.2006
27.06.2011-12:23 #75158
asdfghjkl yazdi
 

.................................................................


o kadar yazı yazdım ama malesef ki söylediklerimi anlamamışsın ya da ben kendimi ifade edememişim. Her ne kadar ismin sahte olsa da gerçekte bir insan olduğunu ve bu konuda fikirlerimi anlamadığını ya da yanlış anladığını düşündüğüm için cevap yazıyorum. Birgün lisans diplomanı alacaksın, ve piyasaya çıkacaksın (mezun olmadığını düşünüyorum). Hayattan ve mesleğinden ne beklediğin çok önemli. İki seçeneğin olacak, ya duracaksın, ya devam edeceksin. İşte mezun olduktan ve ciddi bir işe başladıktan sonra eğer gerçekten mühendislik yapacaksan lisans eğitiminin yeterli olmadığını göreceksin. Aldığın signal processing dersinde gördüklerinin göreceklerinin karşısında devenin tırnağı bile olmadığını anlayacaksın ve bunları öğrenmem gerekirdi diyeceksin. Zira kimse lisans dersindeki öğrendikleriyle uzman olamaz. Sende öyle diyeceksin. Eğer demiyorsan ya sende ya da çalıştığın yerde sorun var demektir, ya da mühendislik yapmıyorsundur. Bunu ancak mezun olunca anlarsın. Kimse idealist olmak zorunda da değil tabiki. Ama çıkıpta eğitim sisteminin içini boşaltarak eğitim sistemini düzeltmeye çalıştığını söylemek tek kelimeyle kendini ve dünyayı bilmemek demektir.

Saygılar.. coffee





Yazar
nocere


avatar
istanbul
banlandı
Kayıt: 28.06.2011
28.06.2011-13:39 #75171
Arkadaşlar hepinizin atladığı nokta şu biz yurt dışındaki muadili olarak computer science eğitimi alıyoruz yanılıyormuyum, computer engineering eğitimi almıyoruz eğer tersi olsaydı daha fazla elektronik dersleri görmemiz icab ederdi. E peki neden elektronik dersleri adeta müfredatı kapsıyor circuit, signal allahaşkına turkiyede bile artık odtu boğaziçini geçtim diğer orta düzeydeki okullarda okutulmuyor sadece yeni açılan bölümlerde hoca kadrosu olmadığı için okutuluyor çünkü hocaların çoğu elektronik kökenli CS bilgileri zayıf ozaman bölümlerin adı elektronik muhendisliği olsun bizde boşa okumayalım. Birisi demişki sadece programlama ve piyasa işi öğretilmez diye eyvallah diyorum ama ozaman ileri algortima, yapay zeka, programlama teorisi, sistemler gibi alanlarda teorik dersler koysunlar ben elektronik okumak istemiyorum arkadaş öyle olsa bir ee muhendisliğine yazılırdım.

Diğer nokta ise bölümde çok fazla elektronik kökenli hoca var hocalara bakarsanız çalışma alanlarının neredeyse yarısı neural network ve bu ders odtu boğaziçinde ee bolumu dersidir. Signal hocasına bakarsanız oda elektronik kökenlidir belki kendisine göre bizim seviyemiz düşük ve bunu hakediyoruz ama ben bunu tartışmaktansa yukarıdaki noktalara değinmeyi uygun buluyorum.

Kısacası bölümün acilen 10 15 tane yeni ve bilgisayar bilimi ağırlıklı hocaya ihtiyacı var üstelik bilkent odtu gibi okullardan her yıl birsürü doktoralı insan mezun oluyor hacettepe bu sene 4 yeni öğretim elemanı aldı bizim okul neden almıyor hakkaride değiliz ki gelmek istemesinler.

En son olarak bizde çan eğrisi varmı varsa bu nasıl bir gaussian yani çandır anlamak mumkun değil ortalamaya c verilmesi gerekir ve not dağılımı düzenli olmalıdır bence bir sınıfta kalan çoksa bu hocanın suçudur öğrencinin değil öğrenciye düşük verme ezme klasik turk geleneğidir.





Yazar
orhan


avatar
istanbul
admin
Kayıt: 17.11.2005
28.06.2011-14:28 #75172
nocere yazdi
 
Arkadaşlar hepinizin atladığı nokta şu biz yurt dışındaki muadili olarak computer science eğitimi alıyoruz yanılıyormuyum,

yaniliyorsun. 10-15 sene once computer science olarak geciyordu.





N/A
Yazar
nocere


avatar
istanbul
banlandı
Kayıt: 28.06.2011
28.06.2011-15:37 #75177
öylemi kardeş peki 15 sene önce bilgisayar mühendisliği bölümü varmıydı peki





1 2 3 4
Del.icio.us
Digg
Facebook
Furl
Google
Blink
Simpy
Spurl
Y! MyWeb